21:14 - Nasırla Mücadelede Bitkisel Tedavi Yöntemleri
21:12 - Mısır Unu İle Güzellik Maskesi
21:11 - Kuru Üzüm Cilt Maskesi Nasıl Yapılır?
21:10 - Kronik Stres Bozukluğu ve Tedavisi
21:08 - Kredi notu sistem tarafından ne zaman güncellenir?
19:19 - Kış Makyajı Bakın Nasıl Yapılır Sizler İçin Öneriler
19:17 - İyi Güzel Bir Ruj İçin Ne Yapılmalı?
19:16 - HMF nedir? Bakın Neden önemlidir?
19:15 - Güne Erken Başlamak
19:13 - Göz Kapaklarının Şişmesinin Nedeni Rahatsızlığı Nedir?
P’arası için 70 yaşındaki kadınla evlendim ilk gecemizde bana…
Yirmi beş yaşındaydım ve hayatım boyunca hiç sahip olmadığım kadar büyük bir borcun içindeydim.
Babamın tedavi masrafları, annemin yıllar önce vefatından sonra kalan kredi borçları ve kendi işimi kurmak için çektiğim yanlış krediler üst üste binmişti. Banka hesaplarım sürekli eksiye düşüyor, telefonum susmak bilmiyordu.
Tam o günlerde bir arkadaşım bana bir kadınla tanışmamı teklif etti.
“Kadın çok zengin,” dedi. “Ama senden epey büyük.”
Gülüp geçtim.
“Ben zengin kadın aramıyorum.”
Arkadaşım yüzüme baktı.
“Senin aradığın şey zenginlik değil, çıkış yolu. Bunu ikimiz de biliyoruz.”
Ertesi hafta onunla tanıştım.
Adı Nermin’di.
Yetmiş bir yaşındaydı.
Şehrin dışında büyük bir köşkte yaşıyordu. Kocası yıllar önce ölmüş, ona ciddi bir servet bırakmıştı. Çocukları ise yurt dışında yaşıyordu ve yıllardır anneleriyle doğru dürüst görüşmüyorlardı.
Nermin Hanım ilk görüşmemizde bana beklemediğim bir soru sordu.
“Benden ne istiyorsun?”
Şaşırdım.
“Hiçbir şey.”
Gülümsedi.
“Yanlış cevap. Herkes bir şey ister.”
Sessiz kaldım.
Sonunda dürüstçe konuştum.
“Borçlarım var. Param yok. Ama sizin paranız için evlenmek istediğimi söyleyemem.”
“İyi,” dedi. “Çünkü ben de aşk masalı istemiyorum.”
Sonra masanın üzerine bir dosya koydu.
“Ben yalnızım. Sen gençsin. Yanımda kalırsan sana iyi bir maaş veririm. Evlenirsen de hayatını güvence altına alacak bir sözleşme hazırlarız. Ama bir şartım var.”
“Ne?”
“Bana yalan söylemeyeceksin.”
İşte o gün hayatım değişti.
Kısa süre sonra çevremdeki herkes evlenmemin büyük bir hata olduğunu söyledi. Bazıları beni dolandırıcı olarak gördü. Bazıları Nermin’in aklını kaybettiğini söyledi.
Ben ise kendime sürekli aynı soruyu soruyordum:
Gerçekten onu seviyor muydum, yoksa parasını mı seviyordum?
Düğünümüz sade oldu.
Nikâh salonundan çıktığımızda Nermin koluma girdi.
“Artık herkes seni miras avcısı sanacak,” dedi.
Başımı eğdim.
“Biliyorum.”
“Sen de kendini öyle görmeye başlarsan işte o zaman biteriz.”
İlk aylar oldukça sakindi.
Nermin bana geçmişini anlatmaya başladı.
Gençliğinde öğretmenmiş. Kocasıyla evlendikten sonra çalışmayı bırakmış. Çocuklarını büyütmüş. Ama yıllar geçtikçe evlilikleri sadece aynı evde yaşayan iki yabancıya dönüşmüş.
Kocası öldüğünde herkes servetinin peşine düşmüş.
Avukatlar, uzak akrabalar, yıllardır görmediği insanlar…
Nermin bir gün bana şöyle dedi:
“Zengin olmak kötü değil. Ama insanların sana neden gülümsediğini bilmemek çok yorucu.”
O cümleyi hiç unutmadım.
Bir gece Nermin aniden fenalaştı.
Hastanede doktorlar ciddi bir sağlık sorunu olduğunu söylediler…. okumaya devam edinAyrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.