21:14 - Nasırla Mücadelede Bitkisel Tedavi Yöntemleri
21:12 - Mısır Unu İle Güzellik Maskesi
21:11 - Kuru Üzüm Cilt Maskesi Nasıl Yapılır?
21:10 - Kronik Stres Bozukluğu ve Tedavisi
21:08 - Kredi notu sistem tarafından ne zaman güncellenir?
19:19 - Kış Makyajı Bakın Nasıl Yapılır Sizler İçin Öneriler
19:17 - İyi Güzel Bir Ruj İçin Ne Yapılmalı?
19:16 - HMF nedir? Bakın Neden önemlidir?
19:15 - Güne Erken Başlamak
19:13 - Göz Kapaklarının Şişmesinin Nedeni Rahatsızlığı Nedir?
Eşim Zeynep’in cansız bedenine son kez baktım.
Alnını öptükten sonra nedense kapalı duran elini açmak istedim.
İçinden kopmuş lacivert bir düğme çıktı.
Onu görünce donup kaldım.
Bu düğme kardeşim Mert’in ceketine aitti.
Annem Fatma hemen yanıma gelip beni durdurmaya çalıştı.
“Emir, bunun peşini bırak.” dedi.
Ama artık hiçbir şey beni durduramazdı.
Gaziantep’ten döndüğümde hamile eşime kavuşacağımı sanıyordum.
Onun yerine salonun ortasında kurulan cenaze düzeniyle karşılaştım.
Annem bana doğum sırasında hem eşimi hem de bebeğimi kaybettiğimi söyledi.
Ancak evdeki herkes sanki önceden hazırlanmış bir senaryoyu oynuyordu.
Zeynep’in avucundaki düğme bunun en büyük kanıtıydı.
Üstelik Mert’in boynundaki tırnak izleri ve annemin hastane kayıtlarını göstermemesi şüphelerimi daha da artırdı.
Gece gizlice kasayı açtım.
Zeynep’in topladığı belgeler aile şirketinde büyük yolsuzluklar yapıldığını ortaya koyuyordu.
Sonra hastanenin başhekimi Dr. Selin Yılmaz’ı aradım.
Doktorun anlattıkları dünyamı başıma yıktı.
“Zeynep hiçbir zaman resmi hasta olarak kayıt altına alınmadı. Annen cenazenin hemen teslim edilmesini istedi ama buna izin vermedim.”
Ardından derin bir nefes aldı.
“Yarın sabah hastaneye gel. Sana yalnızca Zeynep’le ilgili değil, bebeğiniz hakkında da bilmen gereken çok önemli bir gerçeği açıklayacağım.”
Telefon kapandığında artık tek bir hedefim vardı.
Zeynep’in avucuna sakladığı son ipucunun peşinden gidip gerçek suçluyu ortaya çıkarmak.
Ama henüz bilmediğim şey, beni bekleyen gerçeğin tahmin ettiğimden çok daha korkunç olduğuydu. ????
Üç haftadır içimde taşıdığım özlemin yerini artık tek bir duygu almıştı: Gerçeği öğrenme isteği.
O gece sabaha kadar uyuyamadım. Annem ile kardeşim evin alt katında cenaze hazırlıklarıyla ilgilenirken ben çalışma odasında oturup Zeynep’in dosyalarını tek tek inceledim. Şirket hesaplarından milyonlarca liranın farklı şirketlere aktarıldığını gösteren belgeler vardı. Evrakların bazılarında Mert’in imzası bulunuyordu. Ancak en dikkat çekici olanı, Zeynep’in kendi el yazısıyla düştüğü kısa nottu.Devamını Okumak için..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.