SON DAKİKA

musterihizmetleritelefonu

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

08 Nisan 2026 - 21:47 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Yıllardır baba olmanın hayalini kuruyordum

Eşim tamamen farklı ten renklerine sahip ikiz erkek bebekler dünyaya getirdiğinde, hayatım hakkında bildiğimi sandığım her şey paramparça olmaya başladı.

Fısıltılar yayıldıkça ve sorular yükseldikçe, beni her şeyi —aileyi, güveni ve sevginin gerçek anlamını— yeniden düşünmeye zorlayan bir gerçeği ortaya çıkardım. Eğer birisi bana çocuklarımın doğumunun yabancıların evliliğimi sorgulamasına neden olacağını ve asıl açıklamanın eşimin asla açıklamak niyetinde olmadığı gizli bir geçmişi ifşa edeceğini söyleseydi, buna sadece güler geçerdim.

Ancak Canan‘ın yeni doğan oğullarımıza bakmamam için bana yalvardığı o an, o saniyenin ötesinde hayal edilemez bir şeyin beklediğini biliyordum. Sadece bilimsel anlayışımı değil, bir aile içindeki güvenin sınırlarını da sınayacak bir şey…

Canan ve ben bir çocuk sahibi olmak için yıllarca beklemiştik. Bitmek bilmeyen doktor randevularına, sancılı testlere ve karanlıkta fısıldanan sessiz dualara katlandık. Üç düşük bizi neredeyse mahvetti, geride asla tam olarak iyileşmeyen duygusal yaralar bıraktı.

Onun için güçlü durmaya çalıştım ama bazen gece geç saatlerde Canan‘ı mutfakta tek başına, ellerini karnına koymuş, henüz tanışmadığımız bir çocuğa fısıldarken yerde otururken bulurdum. Bu yüzden tekrar hamile kaldığında ve doktor bize artık umutlanmanın güvenli olduğunu söylediğinde, mutluluğa yeniden inanmamıza izin verdik.

Her küçük dönüm noktası bir mucize gibiydi. İlk tekme… Karnının üzerinde bir kaseyi dengelerken attığı kahkahalar… Benim, sanki bizi duyabiliyorlarmış gibi doğmamış çocuğumuza yüksek sesle hikayeler okumam…

Doğum günü geldiğinde çevremizdeki herkes kutlama yapmaya hazırdı. Tüm kalbimizi bu ana yatırmıştık. Doğum anı ise tam bir kargaşaydı; talimatlar bağıran sesler, bipleyen makineler, Canan‘ın acı içindeki çığlıkları… Daha ne olduğunu tam kavrayamadan onu götürdüler; ben ise koridorda bir aşağı bir yukarı yürüyerek dua ederek yalnız kaldım.

Nihayet odaya girmeme izin verildiğinde, Canan hastanenin sert ışıkları altında titriyor, kucağındaki iki küçük pakete sıkıca sarılıyordu.Devamını okumak için Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA