21:14 - Nasırla Mücadelede Bitkisel Tedavi Yöntemleri
21:12 - Mısır Unu İle Güzellik Maskesi
21:11 - Kuru Üzüm Cilt Maskesi Nasıl Yapılır?
21:10 - Kronik Stres Bozukluğu ve Tedavisi
21:08 - Kredi notu sistem tarafından ne zaman güncellenir?
19:19 - Kış Makyajı Bakın Nasıl Yapılır Sizler İçin Öneriler
19:17 - İyi Güzel Bir Ruj İçin Ne Yapılmalı?
19:16 - HMF nedir? Bakın Neden önemlidir?
19:15 - Güne Erken Başlamak
19:13 - Göz Kapaklarının Şişmesinin Nedeni Rahatsızlığı Nedir?
55 yaşında du lum kocam erken yaşta v’efat etti komşum eve gelip.. Eşim Turgut’u kaybettiğimde elli beş yaşındaydım. Yirmi dokuz yıllık evliliğimizin ardından geriye, duvarlarında birlikte çekilmiş fotoğraflarımızın asılı olduğu sessiz bir ev kalmıştı. Sabahları iki kişilik kahvaltı hazırlama alışkanlığımdan vazgeçmem aylar sürdü. Bazen çayı iki bardağa dolduruyor, karşımdaki boş sandalyeyi görünce yaptığım hatayı fark ediyordum.
Adım Güzin. Evliliğim boyunca bir halk eğitim merkezinde dikiş öğretmenliği yaptım. Kendi paramı kazanan, kararlarını verebilen bir kadındım. Buna rağmen Turgut’un yokluğu beni hazırlıksız yakalamıştı. Çünkü insanın güçlü olması, sevdiği birini kaybettiğinde acı çekmeyeceği anlamına gelmiyordu. Evimizin her köşesi bana geçmişi hatırlatıyordu. Özellikle mutfağımızdaki küçük ahşap masa, akşamları en çok özlediğim yerdi.
Turgut’un ölümünden sonra komşularım ilk haftalarda sık sık uğramıştı. Sonra herkes kendi hayatına döndü. Ablam başka şehirde yaşıyordu. Oğlumuz Doruk ise otuz yaşında, kendi düzenini kurmuş bir mühendisti. Beni haftada birkaç kez arıyor, yanına taşınmamı istiyordu. Fakat evimi bırakmak istemiyordum. Burada yaşadığım hayatın yalnızca acıdan ibaret olmadığını kendime hatırlatmaya ihtiyacım vardı.Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.