SON DAKİKA

musterihizmetleritelefonu

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

28 Ekim 2026 - 16:43 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Düğün Gecemizde Kocam Beni Otelde Bırakıp

Bir çocuk kaybolmuş. Tamer oradaymış. Dün gece nereye gittiğini biliyorsunuz, değil mi?”

Nazmiye cevap vermedi. Sadece masanın üzerindeki küçük, paslı bir anahtarı avucunun içinde sıktı. Parmaklarının arasından aynı pansiyonun amblemi görünüyordu.

Tam o sırada kapı zili çaldı. Nazmiye beni mutfağa götürüp ışığı kapattı.

“Ne duyarsan duy, sakın kapıya çıkma,” diye fısıldadı.

Koridordan boğuk bir erkek sesi yükseldi. Ardından kapının altından içeri sararmış bir zarf kaydı. Nazmiye koşup almadan önce zarfın üzerindeki yazıyı gördüm.

“Ahu’ya. Düğün gecesi neden seçildiğini öğrenmek istiyorsa dosyanın son sayfasına baksın.”

Ben Tamer’in geçmişteki bir kaybı sakladığını sanıyordum. Oysa zarfın üzerindeki kendi adım, bu olayın çok daha önce benim hayatıma girmiş olabileceğini söylüyordu. “Ahu’ya. Düğün gecesi neden seçildiğini öğrenmek istiyorsa dosyanın son sayfasına baksın.”

Zarfın üzerindeki cümleyi bir kez daha okudum. Nazmiye kapının önünde dizlerinin üzerine çökmüş, sanki yıllardır beklediği bir felaket sonunda evine ulaşmış gibi ağlıyordu. Dışarıdaki ayak sesleri uzaklaşınca zarfı açtım.

İçinden sararmış tutanakların fotokopileri, küçük bir fotoğraf ve kırmızı kalemle işaretlenmiş bir sayfa çıktı. Son sayfada on yedi yıl önce verilmiş, fakat sonradan geri çekilmiş bir tanık ifadesi vardı. İmza Nazmiye’nindi.

“Bunu siz mi yazdınız?”

“Yazdım. Sonra korkup inkâr ettim.”

“Dokuz yaşında bir çocuk kaybolduğunda mı korktunuz? Yoksa Tamer’in de olayın içinde olduğu anlaşılacak diye mi?”

Başını kaldırmadı. Dosyadaki cümleleri yüksek sesle okudum: “Gece yarısı bodrumdan çocuk sesi duydum. İşletme sahibi aşağı inmeme izin vermedi. Oğlum da oradaydı.”

“Devamını okuyamıyorum,” dedi Nazmiye.

“Ama ben okumak zorundayım.”

Son sayfanın arkasına üç gün önce yazılmış başka bir not iliştirilmişti: “Bina pazartesi yıkılacak. Su deposunun altındaki boşluğu açın. Yoksa gelininizin başına geleceklerden siz sorumlusunuz.” Altında otelin önünde çekilmiş bir fotoğrafım vardı. Düğün sabahı kuaförden çıkarken, habersizce görüntülenmiştim.

O an anladım: Tamer sadece geçmişinden kaçmıyordu. Biri geçmişini kullanarak beni de tehdit ediyordu.

“Kim bıraktı bu zarfı?”

“Bilmiyorum. Ama dışarıdaki sesi pansiyonun eski sahibine benzettim. Belki de korkudan öyle sandım. Yıllar önce de aynı şekilde kapımıza gelirdi.”

Nazmiye, Yalova’daki pansiyonda mutfakta çalıştığını anlattı. Tamer ise okuldan arta kalan zamanlarda annesine yardım ediyormuş. Kaybolan kızın ailesi o yaz pansiyonda kalmış. Bir gece işletme sahibiyle kızın babası arasında para yüzünden büyük bir tartışma çıkmış. Ertesi sabah herkes çocuğu aramaya başlamış.

“Sen o sesin kime ait olduğunu biliyordun,” dedim.

“Biliyordum. Fakat polis gelmeden önce adam bize, Tamer’i suçlayacağını söyledi. Güvenlik kamerasında kızla en son konuşan kişi oğlumdu.”

“Konuşmak suç değildi. Neden gerçeği söylemediniz?”

Nazmiye ellerini yüzüne kapattı.

“Çünkü adamın gösterdiği başka bir görüntü vardı. Tamer bodrumdan kanlı bir örtü taşıyordu. Ne olduğunu sorduğumda oğlum yalnızca ‘Onu kurtaramadım’ dedi.”

Devamını Okjumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA