21:14 - Nasırla Mücadelede Bitkisel Tedavi Yöntemleri
21:12 - Mısır Unu İle Güzellik Maskesi
21:11 - Kuru Üzüm Cilt Maskesi Nasıl Yapılır?
21:10 - Kronik Stres Bozukluğu ve Tedavisi
21:08 - Kredi notu sistem tarafından ne zaman güncellenir?
19:19 - Kış Makyajı Bakın Nasıl Yapılır Sizler İçin Öneriler
19:17 - İyi Güzel Bir Ruj İçin Ne Yapılmalı?
19:16 - HMF nedir? Bakın Neden önemlidir?
19:15 - Güne Erken Başlamak
19:13 - Göz Kapaklarının Şişmesinin Nedeni Rahatsızlığı Nedir?
Kadının çığlığıyla havuzun etrafındaki herkes dönüp bize baktı.
Ben ise ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.
Lal’in yanında duran adam sakin görünüyordu. Üzerinde tesis çalışanlarının giydiği lacivert bir gömlek vardı. Elinde bir tablet taşıyordu ve yüzündeki ifade son derece ciddiydi.
Kadın adama bakıp:
“Bunu nasıl yaparsınız? Ben hiçbir şey yapmadım!” diye bağırdı.
Adam hiç sesini yükseltmeden:
“Hanımefendi, lütfen sakin olun. Size burada kimse saldırmıyor. Ancak tesis kurallarımızı ihlal ettiğiniz için sizinle konuşmam gerekiyor,” dedi.
Ben şaşkınlıkla Lal’e baktım.
“Kızım, sen bu amcayı nereden buldun?” diye sordum.
Lal dudaklarını büzüp:
“Tuvalete giderken resepsiyondaki abiye söyledim,” dedi.
O anda anladım.
Lal gerçekten tuvalete gitmişti.
Ama orada yaşlı bir kadının herkesin içinde aşağılandığını anlatıp yardım istemeyi de ihmal etmemişti.
Tesis görevlisi bana dönerek:
“Hanımefendi, öncelikle sizden özür dilemek istiyorum. Torununuz yaşananları bize anlattı. Güvenlik kameralarından da olayın tamamını izledik,” dedi.
Kadın hemen araya girdi:
“Ben sadece fikrimi söyledim!”
Görevli başını salladı.
“Fikir belirtmekle bir misafire hakaret etmek arasında büyük bir fark var. Özellikle bir kişinin yaşı ve bedeni üzerinden aşağılanması tesisimizin kabul ettiği bir davranış değil.”
Kadının yüzündeki kendinden emin ifade yavaş yavaş kaybolmaya başladı.
Etrafımızdaki insanlar artık ona bakıyordu.
Biraz önce beni küçümseyerek gülen kadın, şimdi başını eğmişti.
Ama ben hâlâ kendimi kötü hissediyordum.
Görevli kadına tesisten ayrılması gerektiğini söylediğinde kadın öfkeyle çantasını aldı.
Tam giderken bana dönüp:
“Sen de çok büyütüyorsun. Yaşına uygun davranmayı öğren,” dedi.
Bu kez cevap vermeden önce birkaç saniye düşündüm.
Aylar boyunca kızımı, damadımı ve eski hayatımı kaybetmenin acısını taşımıştım.
Lal’e hem anneanne hem anne olmaya çalışmıştım.
Çalışmış, yorulmuş, geceleri sessizce ağlamıştım.
Ama o kadının söyledikleri içimde başka bir yaraya dokunmuştu.
İnsan bazen başkalarının sözlerinden çok, kendi içindeki korkularından utanıyordu.
Ben de son birkaç yıldır aynaya baktığımda kendimi yalnızca yorgun bir kadın olarak görmeye başlamıştım.
Lal’in elini tuttum.
Tam o sırada tesis görevlisi gülümsedi.
“Bence bugün doğum gününü kutlaması gereken kişi yalnızca Lal değil,” dedi.
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Ne demek istiyorsunuz?”
“Bunca acının içinde torununuzu büyütüp hâlâ onunla çocuk gibi eğlenebiliyorsanız, siz de kutlanmayı hak ediyorsunuz.”
Sözleri beni hazırlıksız yakaladı.
Gözlerim doldu.
Lal ise hiçbir şey olmamış gibi elimi çekiştirerek:
“Anneanne, suya geri girebilir miyiz?” diye sordu.Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.